Türkiye’de “Hayırlı Olsun Miti”

“Hayırlı olsun. Hayırlısı. Hakkınızda hayırlısı. Demek bu hayırlı değilmiş.” Bu ifadeler Türk insanının günlük konuşma dilinde muhakkak kullandığı kelimelerin en başında gelir. Gelin bu ifadeyi deşifre edelim. Ancak deşifre etmeden önce Mit, hayır, metafor gibi konumuzla doğrudan ilgili kavramlara kısaca bir göz atalım.

Mit bir milletin tarihi süreç içerisinde elde ettiği tecrübenin (kültürel, sosyal, ekonomik vb.), efsanevi olarak söyleme ya da yazıya dönüşmüş biçimidir. Türkçe de bu kavram okul sıralarında bizlere efsane olarak anlatılmıştır. Ancak mit ve efsane kavramları bazen birbirini tamamlayan ve bazen de karşıtlayan anlamlar kazanabilmektedir.

Metafor kelimesinin ise Türkçe de tam karşılığı olmamakla birlikte bu kavram eğretileme sözcüğüyle karşılanmaktadır. Eğretileme kelimesi de zaten istiarenin Türkçeleştirilmiş biçimidir. Bu üç kavram birbirinin tam olarak anlamdaşı olmasa da sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Metafor kelimesi en basit anlamıyla şöyle tanımlanabilir: Sınırlı bir varlığın her şeyi anlama ve anlamlandırma sürecinde dışarıdan gördüğü görsel şölen ile yaşadığı tecrübeyi harmanlayarak sözcüklere ruh/hayat vermesidir.

Hayır kelimesi Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça üstü noktalı ha, ye ve ra harflerinden oluşmaktadır. Bu kelime anlam itibariyle iyi ve güzel sözcüklerine karşılık gelmektedir. Türk toplumunda bu kelimenin sıklıkla dile getirilmesinde birçok neden olmakla birlikte biz burada birkaç tane nedeni sıralayacağız.

Hayır kelimesi belki de kaderciliğin, çaresizliğin, kabullenişin, meydan okuyamamanın yani korkaklığın harflerle mana bulmuş halidir. Oldukça da kutsal bir kelimedir, öyle kolay kolay meydan okuyamazsınız. Bütün Müslüman toplumlarda olduğu gibi Türk toplumu da tembel bir toplumdur. Bu tembelliği bahane etmenin en kolay yolu hayırlı olsun’un ardına sığınmaktır. Çalışmadan, didinmeden bir şeyler beklemek nasıl avanelikse, bu durumu da hayırlı olsun’un ardına sığınarak kabullenmek hem korkaklık hem de ahlaksızlıktır.

İslam topluluklarının ilmi tempoda geri kalmasının nedenleri arasında bazı bilim tarihçilerince İmam Gazali ve onun öğretisi sunulmaktadır. Çünkü Gazali’nin öğretisi, nedenselliği insanın hiçbir şekilde kavrayamayacağı biçimde açıklar. Bu nedenle İslam toplumlarında ve bu toplumların mitlerinde “olağanüstülük” yani Tanrısallık kurtuluş noktasıdır. Ayrıca bu Tanrısallık ilmin hocası olarak nitelenen merakı sönümlemiştir. Günümüzde de bu anlayışın tezahürleri devam etmekte, bilinçli veya bilinçsiz olarak toplumun merakı törpülenmektedir.

İlmi merakın gelişebilmesi için toplumun bütün her şeyi sorgulayabilmesi gerekmektedir. Ancak Türk toplumunda eğitim itaat kültürüyle verilmektedir. Zaten eğitim kelimesi eğmek filinden türetilmiştir. Yani bu formda eğitim bireyi, bir ağaç gibi budamak üzerine inşa edilmiştir. Halbuki insan budanarak değil, dallanarak gelişen ve üreten bir yapıya sahiptir.

Yukarıda sayılan belli başlı nedenler berberinde ciddi toplumsal sorunlar meydana getirmiştir. Örneğin hakkı yenen vatandaş hakkını aramamakta ve bunu hayırlısı değilmiş deyip geçiştirmektedir. Bu çark hak yiyenin ekmeğine bal sürerken, diğer bireyi zihinsel olarak susturmakta ve fiziksel faaliyete geçmesine engel olmaktadır. Diğer önemli bir sorun ise bu zihinsel düşünce (hayırlı olsun miti) ile bireyin tembelleşmesidir.

Hayırlı olsun Türk toplumunda mitleşmiş ve metaforik bir anlam kazanmıştır. Ancak bu mit hem toplumun hem bireyin yapısını sarsmakta ve geleceğin çalışmakla elde edileceği inancından insan zihinini yoksun bırakmaktadır.

Hayırlısı değil doğrusu ne ise o olsun! Kim bilir çoğunuz bu cümleyi kurmaktan çekineceksiniz.

 

 

 

 

Hakkında Mustafa Altıntaş

Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde doğdum. Ilk ve orta okul eğitimimi Oğuzelinde ve lise eğitimimi de Giresun'da tamamladım. 2015 yılında Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdim. 2017-2018 bahar dönemi itibariyle karadeniz teknik üniversitedi toplumsal cinsiyet çalışmalarında doktoraya başladım.

İlginizi Çekebilir

İstanbul’dan Chiatura’ya: Stalin’in Teleferiği

Eğitim hayatımda bir dönemi daha geride bıraktım. Şimdi ise Fransızcadan arakladığımız ‘öğretim yılının ayrıldığı iki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.