Türk Akımı Projesi ve Projenin Arka Planı

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladamir Putin Aralık 2014’te Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasında Güney Akım Projesi’nin rafa kaldırıldığını açıklamış ve söz konusu projenin alternatifi olarak Türk Akımı Projesi’ni gündeme getirmiştir. Karadeniz üzerinden Bulgaristan’a çıkacak olan Güney Akım Projesi’nin iptal olmasının en önemli nedeni Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi sonrası, Batı’nın Rusya’ya uyguladığı ambargolar ve engellemeler olarak değerlendirilebilir.

AB ve ABD’nin Bulgaristan üzerinde baskı kurması sonucu Bulgaristan Başbakanı Oresharski, Güney Akım Projesi’nin Bulgaristan topraklarında bloke edildiğini açıklamış ve böylece yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık transit geçiş ücretinden vazgeçmiştir. Bu gelişme üzerine Moskova, Ukrayna ve Bulgaristan’ı içine almayacak yeni bir proje geliştirmiştir. Türk Akımı adı verilen bu proje ile Rus gazı Karadeniz üzerinden Türkiye’nin Yunanistan sınırına yakın bir yere gelecek, oradan Yunanistan, Makedonya, Sırbistan ve Macaristan üzerinden geçerek Orta Avrupa’ya ulaşacaktır. Proje hem Ukrayna’yı hem de Bulgaristan’ı saf dışı etmekle birlikte Azerbaycan, İran ve Güney Kıbrıs gazına karşı bir hamle olarak Akdeniz ve Avrupa enerji hattında kendine önemli bir yer edinmektedir. Ekonomik kriz yüzünden AB ile ilişkileri bıçak sırtında olan Yunanistan’ı diğer bölge ülkelerine nazaran daha kolay projeye dahil edebileceğini düşünen Rusya, bu kapsam da Yunan Başbakan Aleksis Tsipras ile geçtiğimiz nisan ayı içerisinde görüşmüş ve Yunanistan projeye sıcak baktığını bu görüşme sonrasında açıklamıştır. Ancak Yunanistan’ı jeopolitik bir aktör haline getirebilecek bu projede, Yunanistan’ın AB yasalarına uygun hareket etmek zorunda olduğu da vurgulanmıştır.

Toplam uzunluğu 910 kilometre olarak hesaplanan ve yılda 63 milyar metreküp gaz taşımayı hedefleyen Türk Akımı Projesi’ne AB ise karşı çıkmakta ve projeyi uygulanabilir bulmamaktadır. Ancak özellikle Orta Avrupa ülkelerinin ve sanayi devi Almanya’nın Rus gazına bağımlılık oranlarına bakıldığında ise AB’nin bu projeye alternatif bir başka kaynak bulması güç gözükmektedir. Nitekim Almanya gaz ihtiyacının %35.7’sini Rusya’dan karşılamaktadır.

Güney Akım Projesi’nin maliyeti yaklaşık 30 milyar euro olarak öngörülürken, Türk Akımı Projesi 15.5 milyar euro olarak hesaplanmaktadır. Daha ekonomik olarak gözüken yeni projeyi hem Rus basını hem de Batı basını bütünüyle siyasi bir proje olarak tanımlamaktadır. Rusya’nın Batı ile olan ilişkileri, Türkiye ve Yunanistan’da eksen kayması olarak nitelendirilebilecek AB politikaları ve yine Rusya’nın kendisine alternatif olarak görülen Kafkasya ve Orta Asya menşeli gazlara yönelik engelleme girişimleri bir arada değerlendirildiğinde bu yorumu yapmak güç değildir. Ancak mayıs ayı içerisinde söz konusu projenin güzergahı arasında bulunan Makedonya’da yaşanan olaylar da bu yorumu güçlendirebilecek türdendir. Makedonya’nın Kumanova kentinden çoğunlukla Arnavutların yaşadığı bir mahallede silahlı bir grup polisle çatışmış, bu grubun Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) mensubu olduğu ileri sürülmüştü. Yaşanan çatışmalar, ülkedeki Arnavutlar ve Makedonlar arasında ki hassas siyasi dengeye bakıldığında, Rusya’ya karşı yaptırımlara destek vermeyen ve Türk Akımı Projesi’ni destekleyen Makedonya Hükümeti’ni zor durumda bırakacak bir girişim olarak değerlendirilmektedir. Çatışmalar sonrası ülkenin kurucu unsurları arasında gösterilen Arnavutlar protesto gösterilerine başlamış ve bu olaylar sonrası Makedonya Kabinesi’nden iki bakan istifa etmiştir. Makedonya Başbakanı da protestolar dahilinde istifaya zorlanmaktadır. Nitekim, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Sırbistan Dışişleri Bakanı Ivica Dacic ile Belgrad’ta yaptığı basın toplantısında kesin bir ifade kullanmamakla birlikte Makedonya’da yaşananların Türk Akımı Projesi ile ilgili olabileceğine değinmiştir.

Rusya’nın Kırım’a girmesi ile başlayan süreçte şuana kadar 5 milyar dolara yakın harcama yapılan Güney Akım Projesi iptal edilmiş, yerine alternatif Türk Akım Projesi gündeme gelmiştir. Projeyi üstlenen Gazprom şirketi projenin 2020’de tamamlanacağını açıklamıştır. Ancak Batı’nın tutumu bu proje ile AB ülkelerine gaz satışını engelleyebilecek mi şuan için bu konu belirsizliğini korumaktadır. Zira ABD her fırsatta Rusya’ya karşı yaptırımları dile getirirken, enerji olarak Rusya’ya bağımlı olan AB’nin bu projede ABD kadar kesin bir tavır sergilemesi olanaksız gözükmektedir

kaynak: www.aljazeera.com.tr
Görsel kaynak: www.aljazeera.com.tr

Kaynaklar:

http://www.aljazeera.com.tr/haber/turk-akimi-2020de-tamamlanacak

http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/rusya-guney-akimdan-neden-vazgecti

http://www.ankarastrateji.org/haber/yunanistan-rusya-ve-turk-akimi-1686/

http://www.haberturk.com/yazarlar/nihal-bengisu-karaca/1079082-turk-akimi-ve-makedonyada-olanlar

Hakkında Siyasal Hayvan

İlginizi Çekebilir

L’Union européenne, les États membres et le terrorisme

Le terrorisme n’est pas un phénomène nouveau, il existait déjà concrètement au 1er siècle avec …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir