Türk ve Amerikan Tipi Başkanlık Sistemleri ve Bu Sistemler Arasındaki Farklar

Öncelikle belirtmek gerekir ki, son dönemlerde yaşanan olaylar sonrasında Türkiye’de başkanlık sisteminin uygulanacağı ve bu sistemin uygulanması için sürecin hızlanacağı açıktır.

Amerikan başkanlık sistemi, yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirlerinden çok kalın çizgilerle ayrıldığı bir sistemdir. Amerikan başkanlık sisteminde yasama organı olan Meclis ile yürütme organı olan Başkan, farklı günlerde halk tarafından seçilir. Parlamenter sistemde ise halk, yasama organı olan meclisi seçer. Mecliste en çok oy alan parti ise yürütme organı görevini üstlenir. Kısacası başkanlık sistemi ile parlamenter sistem arasındaki en temel farklardan biri, parlamenter sistemde yasamanın ve yürütmenin tek seçimle oluşturulurken, başkanlık sisteminde yasamanın ve yürütmenin farklı tarihlerde yapılan iki seçimle halk tarafından seçilmesidir. Yasama ve yürütme halk tarafından ayrı ayrı seçildiği için, yasamanın ve yürütmenin birbirine karşı sorumluluğu yoktur. Amerikan başkanlık sisteminde yasama, Temsilciler Meclisi ve Senato’dan meydana gelir. Temsilciler Meclisi, her eyaletin nüfusuna göre temsil edildiği meclistir. Senato ise eyaletlerin nüfus sayısından bağımsız olarak her eyaletin 2 üye ile temsil edildiği meclistir ve toplamda 100 üyeden oluşur. Başkan ise yürütme organının başı değil kendisidir. Parlamenter sistemde başbakan, yürütme organının başı olarak tanımlanırken, Amerikan başkanlık sisteminde Başkan, tek başına yürütme organıdır. Başkan, bakanlarını kendisi seçer, yüksek yargı organları üyelerini atama yetkisi vardır. Savaş halinde başkomutan yetkisi vardır. Meclis’in çıkardığı yasaları veto etme yetkisine sahiptir. Halk tarafından seçildiği için yasamaya karşı sorumluluğu yoktur ve Meclis tarafından görevden alınamaz. Başkan, 4 yıl süreyle iki kez seçilebilir. Üçüncü kez seçilmek istiyorsa bir dönem ara vermek zorundadır. Kısacası, Amerikan tipi başkanlık sisteminde Başkan’ın Meclis’e karşı sorumluluğu yoktur ve Başkan, bakanlarını kendisi seçer, görevden alınamaz, yüksek yargı üyelerini seçer. Ancak bunların yanı sıra başkanı soyut bir şekilde olsa da denetleyen bir organ bulunmaktadır, bu organ da Senato’dur. Başkan, yürütme organının tek sahibi olup, Meclis’e karşı sorumluluğu yokmuş gibi gözükse de Senato tarafından icraatları denetlenir. Örneğin yüksek yargı organlarını Başkan seçer ama bu seçimlerin Senato’nun onayından geçmesi gerekir. Başkan’ın bütçesini yasama organı belirler, ayrıca savaş kararı alma yetkisi de yasamaya aittir. Başkan, savaş kararı alındıktan sonra başkomutanlık görevini yürütür. Başkan’ın Meclis’i feshetme yetkisi yoktur ama vatan hainliği, yolsuzluk gibi suçlarda Senato, üçte iki çoğunlukla Başkan’ı görevden alabilir. Kısacası Senato, Başkan üzerinde çok kuvvetli bir kontrol mekanizmasıdır. Başkanlık sisteminin parlamenter sisteme göre en büyük avantajı da zaten yasama organının parlamenter sisteme göre daha güçlü olmasıdır. Dünyada başkanlık sistemi ile yönetilen ülkelere baktığımızda, ABD dışında başkanlıkla yönetilen büyük bir devlet yoktur. ABD dışında başkanlıkla yönetilen devletlere baktığımızda, bu devletlerin hepsi küçük Latin Amerika devletleridir.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) istediği başkanlık sistemini ise ana başlıklar ve farklar şeklinde açıklamak gerekmektedir. En önemli farklardan ilki, Amerikan tipinden farklı olarak başkanı, bu başkanlık sisteminde denetleyen ve başkanın bazı kararlarını engelleyebilen bir senatonun var olmamasıdır.

İkinci önemli farktan bahsedilmesi gerekirse AKP, başkanlık ve meclis seçimlerinin aynı gün yapılmasını istemektedir. Burada düşünülen ise seçmen eğilimi değişmeden aynı gün başkan ve meclisi seçmektir. Böylece de hem yasamayı hem de yürütmeyi ele geçirmektir. Bir örnekle açıklanarak daha net anlaşılacağını düşünmekteyim. Örneğin; AKP içinden bir kişi başkanlık seçimini kazandı ama meclis seçimine 1 yıl var diyelim. Bu 1 yıl içinde de seçmen, başkanın uygulamalarını hiç beğenmedi ve 1 yıl sonraki seçimlerde AKP iktidar olamadı. Sonuç? Yasama ve yürütme farklı partilerde olacak ve tıpkı parlamenter sistemdeki çatışma yaşanacak. AKP, bu nedenle yasama ve yürütmeyi aynı gün seçmeyi, böylece ikisini de ele geçirerek başkanı tamamen özgür bırakmayı istemektedir.

Üçüncü önemli fark, AKP’nin önerdiği sistemde başkan, istediği durumlarda kararname çıkartıp yasama organına karışabilmektedir. Normal başkanlıkta yürütme, yasamaya karışamaz. Olağanüstü durumlarda başkanın kararname çıkarma yetkisi vardır fakat bunun için senato onayı gerekmektedir. AKP’nin istediği sistemde senato olmadığı için başkanlık kararnamelerini reddedecek bir makam da yoktur. Yani başkanlık sistemi gelirse başkan, “uygun gördüğü’’ durumlarda kararnamelerle yasama organına karışabilecektir.

Dördüncü önemli farka geldiğimizde ise, AKP’nin istediği başkanlık sisteminde, meclisten çıkan bir yasayı veto ettiğinde meclisin aynı yasayı üçte iki çoğunlukla başkan onayı olmadan yürürlüğe koyma yetkisi olmadığını görmekteyiz. Meclisin, aynı yasayı değiştirmeden tekrar yollama yetkisi de bulunmamaktadır. Ancak en az 330 vekilinin oyuyla değiştirilip gönderilebilecektir.

Beşinci önemli fark ise, AKP’nin istediği başkanlık sisteminde bütçenin tamamen başkanın kontrolünde olmasıdır. ABD’de olduğu gibi bütçeyi Senato belirleyip onaylamayacaktır. Başkan, kendi bütçesini oluşturacak ve bunda tamamen sorumsuz olacaktır.

Volkan Dumrul

Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Kaynakça :

https://erdalguven.wordpress.com/2013/04/01/ak-partinin-baskanlik-sistemi-teklifi-tam-metin/

Prof.Dr.Ergun Özbudun- Anayasa Hukuku

Prof.Dr.Kemal Gözler- Genel Esaslar

Hakkında Siyasal Hayvan

İlginizi Çekebilir

Yeni Sosyal Hareketler

Toplumsal hareketler kimi zaman tarihin akışını değiştiren, etki eden rollerde görülmüştür. İnsanlık tarihinin toplumsal hareketler …

Bir yorum bulunmaktadır

  1. Sizi kutluyorum, başkanlık konusunda ilk defa tarafsız ve yalansız bir bilgilendirme yazısı görüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir