Kaynak: www.lepoint.fr

Rusya’nın Avrupa Projesi: Avrupa Birliği’ne Bir Karşı Güç Mü?

16 Ekim pazartesi günü, Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalara gönüllü olarak katılan Rus vatandaşlarına saygı sunmak amacıyla Rus şehri Rostov-na-Donu’da bir anıtın açılışı yapıldı. Böylece Rusya, uluslararası alandaki tüm karşı çıkışlara rağmen katıldığı Ukrayna’daki iç savaşa katılan gönüllülerini yüceltmekten geri kalmadığını gösterdi. Aslında açılışı yapılan bu anıt, Rus rejimi tarafından iyi düşünülmüş bir stratejinin bir parçası. Avrupalı devletler tarafından kendisine uygulanan ekonomik yaptırımlara ve uluslararası antlaşmaları sürekli olarak ihlal ettiği gerekçesiyle kendisine yapılan baskılara rağmen Rusya, boyun eğmediğini göstermek istiyor. Bunu da Donets Savaşı’na katılan « gönüllü » Rus askerlerini onurlandırarak gösteriyor.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) sona ermesinden ve özellikle de Putin’in devletin başına geçtiği günden itibaren Rusya’nın eski SSCB sınırlarına genişletilmesini isteyen Kremlin, bu sınır genişletme işini ulusal gurur meselesi hâline dönüştürmüş durumda.

Kremlin bu isteğini gizlememekte. 2009 yılında kabul edilen “Rusya Güvenlik Stratejisi-2020 Belgesi”, daha sonra kabul edilen “Askerî Doktrin” (2010), “Dış Politika Konsepti” (2013) ve Rusya Devlet Başkanı’nın Federal Meclis’te her yıl gerçekleştirdiği konuşmalar, Rusya’nın SSCB sınırlarına genişlemek istediğini gösteren projeler ve belgeler. Rusya’nın yakınında bulunan yabancı ülke toprakları Moskova’nın « önemli çıkarlar bölgesi » olarak bilinmekte. Bu nedenle de Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşması, Rusya’nın uluslararası projelerinin gerçekleşmesinde çok önemli bir engel oluşturmaktaydı.

Rusya’nın uluslararası projeleri, yalnızca komşularındaki iç savaşlara müdahale etmek ile sınırlanmıyor. Rusya aynı zamanda Avrupa’nın doğusunda AB’ye rakip bir uluslararası örgüt kurarak da AB’ye rakip olmaya çalışıyor. Kurulan Avrasya Birliği ile Rusya, AB’ye bir karşı model yaratmak istiyor. Bu yeni model de AB’nin üzerine kurulduğu temel serbest dolaşımlar üzerine kuruluyor. Yani malların, kişilerin, hizmetin ve sermayenin serbest dolaşımı. Söz konusu Avrasya Birliği’nin orkestra şefi ise Rusya Federasyonu. Böyle bir Avrasya Birliği’nde kim Avrasya Komisyonu’nun başkanı olabilir ? Elbette politikacı ve Rusya’nın eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Viktor Kristenko.

Beyaz Rusya (Belarus), Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya’dan oluşan Avrasya İmparatorluğu, Macron ve Merkel’in Avrupa Monarşisi’ni tahtından indirebilecek mi ? Bunu bize zaman gösterecektir.

Kaynakça

http://www.lemonde.fr/international/article/2017/10/17/la-russie-celebre-ses-heros-du-donbass_5202238_3210.html

https://www.robert-schuman.eu/fr/questions-d-europe/0344-la-russie-l-ukraine-et-le-droit-international

https://echogeo.revues.org/13976

Hakkında Thomas JANVRIN

İlginizi Çekebilir

Nüfusun Avrupa Birliği Üyeliğine Olumsuz Etkisi: Türkiye ile Polonya Karşılaştırması Özelinde Bir Değerlendirme

Giriş            Türkiye, Temmuz 1959 tarihinde Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) yaptığı başvuru ile başladığı Topluluk/Birlik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir