Mevduat ve Katılım Bankacılığı: Sektörel Rekabet

Özet

İçerisinde bulunduğumuz dönemde bankacılık sektörü her geçen gün gelişmekte ve değişmektedir. Bununla beraber gelişen sektör içerisinde en büyük pay mevduat bankalarına ait olmakla birlikte katılım bankaları da sektör pastasından daha büyük bir pay alabilmek için çaba harcamaktadırlar. Mevduat bankalarının sektör içerisinde bu kadar büyük bir paya sahip olmasının sebebi alışılagelmiş bir bankacılık sistemi olması ve insanların da bu sisteme alışmasından kaynaklanabilmektedir. Katılım bankacılığı da pek fazla alışık olunmayan bir sistem olmak ile beraber içerisinde bulunduğumuz zaman içerisinde yeni yeni tanınmaya başlanmaktadır. Sektördeki gelişmeler ve değişmeler izlenmekle beraber, bize düşen görev bankacılık sektörünü tahlil ve takip ederek mevduat ve katılım bankacılığının içerisinde bulunduğu durumu gösterebilmektir. Katılım ve mevduat bankacılığının birçok yönden karşılaştırmasını yapmış olduğumuz bu çalışmada öncelikle katılım ve mevduat bankalarının tanımı, kuruluş gayeleri ve amaçları hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Bankacılık sektörü içerisinde hem mevduat bankalarının hem de katılım bankalarının şube sayıları, personel sayıları gibi bilgiler verilmiştir. Mevduat ve katılım bankalarının faaliyet konuları, kullanmış oldukları hesap türleri, katılım bankalarının mevduat bankalarından farklı olarak kullanmış oldukları faizsiz finans ürünleri hakkında bilgiler paylaşılmıştır. Türkiye’de işlem yapan mevduat ve katılım bankaları ile ilgili bilgiler verilmiş, sektör içerisinde finansal verilere ait bilgiler paylaşılarak yorumlanmıştır. Mevduat ve katılım bankalarına ait sermaye yeterlilik oranları, sektör içerisinde bankaların aktifleri ve kullandırmış oldukları fonlar bakımından sektör içerisinde aldıkları paylara karşılaştırmalı olarak yer verilmiştir. Katılım ve mevduat bankaları çalışma yöntemleri, fon kullandırma yöntemleri v.b. birçok alanda karşılaştırmaya tabi tutulmuş, kredi kartları, toplamış oldukları mevduatlar, kullandırmış oldukları krediler gibi rakamsal veriler paylaşılarak sektör içerisinde genel görünümleri gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.

1. Giriş

Bankacılık sektörü temelinde “güven” kavramı üzerine kurulmuş bir sektördür. Gerçek veya tüzel kişiler sahip oldukları nakdi veya gayri nakdi değerlerini, tasarruflarını ve yatırımlarını bankalara emanet etmektedirler. Bankacılık sektörü içerisinde en fazla tercih edilen kısmı ise mevduat bankacılığı (ticari bankacılık) oluşturmaktadır. Mevduat bankalarının yanında katılım bankaları da tercih edilmekle birlikte, son yıllarda katılım bankacılığı terimini sık sık duymaktayız. En basit ayırt edilebilecek şekli ile faizli bankacılık ve faizsiz bankacılık olarak ayrılan mevduat bankaları ve katılım bankaları insanların alışkanlıkları, sahip oldukları düşünce yapıları, yaşam biçimleri, elde etmiş oldukları gelirler ve benzeri sebepler ile bu bankaların tercih edilmelerine sebep olmaktadır. Yapmış olduğum çalışmadaki amaç, bankacılık sektörü içerisinde mevduat bankaları ve katılım bankalarının son on yıllık süreç içerisinde sektörden aldıkları payları gösterebilmek, tercih edilme oranlarındaki değişimleri veya artışları gösterebilmek, bankacılık sektörü içerisinde genel görünümü gözler önüne serebilmektir.

2. Mevduat ve Katılım Bankalarının Kuruluş Gayeleri

2.1. Mevduat Bankaları ve Kuruluş Gayesi

Mevduat Bankası 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nda kendi nam ve hesabına mevduat kabul etmek ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye’deki şubelerini tanımlanmaktadır.

Mevduat bankaları mevduat toplamak ve bunları kredi olarak piyasaya sunmak yoluyla işlemlerini gerçekleştirirler. Burada hem müşterilerin ihtiyaçları karşılanmakta hem de banka topladığı mevduat kullanarak kâr elde etmektedir.

2.2. Katılım Bankaları ve Kurulış Gayesi

Katılım bankası 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nda özel cari ve katılma hesapları yoluyla fon toplamak ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye’deki şubelerini tanımlamaktadır.

Dünyada ve Türkiye’de insanların bir kısmı faiz olgusundan uzak durmak istemektedirler. Bu sebeple bazı fonlar mevduat bankalarına gitmemekte ve atıl kalmaktadırlar. Bu atıl kalan fon hem tasarruf sahibi hem de ekonominin geneline bakıldığı zaman bir kayıp olmaktadır. Katılım bankaları bankacılık sektörü içerisinde faiz dolayısıyla mevduat bankalarına gitmeyen fonları hem ekonomiye kazandırmak hem de tasarruf sahiplerinin bu fonları güvenli bir şekilde değerlendirmelerine ve bu fonlarını saklamalarına yardımcı olmaktadır. Türkiye’de katılım bankaları kuruluş süreci içerisinde dünyadaki  katılım bankacılığı uygulamaları örnek alınarak, katılım bankalarının toplamış oldukları fonları değerlendirmek amacıyla çeşitli enstrümanlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu şekilde elde edilmiş olan getirinin faizden getirisinden farklı olduğu konusunda bir görüş birliği mevcuttur (TKBB,2017).

3. Mevduat Bankacılığında ve Katılım Bankacılığında Fon Toplama ve Kullandırma

Mevduat bankaları mudilerden belirli bir faiz oranı karşılığında mevduat toplamaktadırlar. Belirli faiz oranlarından nakit kredi şeklinde fon talebi olanlara bu ihtiyacı aktarmaktadırlar. Katılım bankaları fon toplama ve kullandırma işlemlerinde “faiz” unsurunu kullanmamaktadırlar. Fon toplama işlemlerini gerçekleştirirken kâr-zarara katılma, fon kullanma işlemlerini gerçekleştirirken de ‘nakit’ temini yerine müşteri için mal veya hizmetin alınması veya kiralanması gibi kâr veya zarara ortaklık modeli kullanmaktadırlar.

Bir getirinin faiz getirisi olabilmesi için bu kazancın daha önce belli olması ve bir miktar para karşılığında yine para getirisi elde edilmesi gerekmektedir. Kâr-zarara katılım modelinse ise fon toplanırken herhangi bir getiri taahhüdü bulunmamaktadır, bununla birlikte ana paranın da bir garanti altında olması söz konusu değildir.

Mevduat bankaları kredi kullandırma işlemini gerçekleştirirken müşterilerine nakit ödeme yapmaktadırlar. Müşteriler bu şekilde nakit yoluyla borçlarını ödeyebilir, ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Burada nakit olarak verilen meblağın (anapara) üzerine belli bir oranda faiz tutarı ekleyerek müşterilerden taksitler şeklinde bu ödemeleri tahsil etmektedirler.

Katılım bankaları kredi kullandırma işlemlerinde müşteriye nakit ödeme yapmamaktadırlar. Yapılacak olan ödeme bir fatura karşılığında yapılmaktadır ve müşterinin ihtiyacı olan malı almış olduğu satıcıya gerçekleştirilmektedir. Ödeme yapıldıktan sonra katılım bankası ödenen meblağın üzerine belli bir miktar kâr payı ekleyerek müşteri borçlandırılmakta ve ödeme belirli aralıklar ile taksitler şeklinde tahsil edilmektedir. Yani gerçekleşen kredi işlemi nakit ödeme yerine ticaret şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde verilmiş olan kredinin amacının dışında, spekülasyon amaçlı ve verimsiz bir şekilde kullanılmasının önüne geçilmiş olunmaktadır. Yapılan işlemler kayıt altına alınarak kayıt dışı bir şekilde kullanılması engellenmektedir.

Katılım bankaları alkollü içecek ve tütün ürünleri üretimi ve satışı işlemlerini gerçekleştirenlere kredi kullandırmamaktadırlar. Faiz uygulaması olan enstrümanlara yatırım yapmamakta ve faiz unsuru olan işlemleri kullanmamaktadırlar (TKBB,2017).

4. Mevduat ve Katılım Bankalarında Kullanılan Hesap Türleri

4.1. Mevduat

Yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede ödenmek üzere kabul edilen parayı anlatmaktadır (Bankacılık Kanunu,2011).

4.2. Tasarruf Mevduatı

Mevduat bankaları nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait ve münhasıran çek keşide edilmesi dışınca ticari işlemlere konu olmayan mevduat hesaplarını anlatmaktadır (Bankacılık Kanunu,2011).

4.3. Özel Cari Hesap

Katılım bankalarında açılabilen ve istenildiğinde kısmen veya tamamen her an geri çekilebilme özelliği taşıyan ve karşılığında hesap sahibine herhangi bir getiri ödenmeyen fonların oluşturduğu hesapları tanımlamaktadır (Bankacılık Kanunu,2011).

4.4. Katılma Hesabı

Katılım bankalarına yatırılan fonların bu kurularca kullandırılmasından doğacak kâr veya zarara katılma sonucunu veren, karşılığında hesap sahibine önceden belirlenmiş herhangi bir getiri ödenmeyen ve anaparanın aynen ödenmesi geri ödenmeyen fonların oluşturduğu hesapları tanımlamaktadır (Bankacılık Kanunu,2011).

5. Mevduat ve Katılım Bankalarının Faaliyet Konuları

  • Mevduat kabulü,
  • Katılım fonu kabulü,
  • Nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri,
  • Nakdî ve kaydî ödeme ve fon transferi işlemleri, muhabir bankacılık veya çek hesaplarının kullanılması dahil her türlü ödeme ve tahsilat işlemleri,
  • Çek ve diğer kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri,
  • Saklama hizmetleri,
  • Kredi kartları, banka kartları ve seyahat çekleri gibi ödeme vasıtalarının ihracı ve bunlarla ilgili faaliyetlerin yürütülmesi işlemleri,
  • Efektif dahil kambiyo işlemleri; para piyasası araçlarının alım ve satımı; kıymetli maden ve taşların alımı, satımı veya bunların emanete alınması işlemleri,
  • Ekonomik ve finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli madenlere ve dövize dayalı; vadeli işlem sözleşmelerinin, opsiyon sözleşmelerinin, birden fazla türev aracı içeren basit ve karmaşık yapıdaki finansal araçların alımı, satımı ve aracılık işlemleri,
  • Sermaye piyasası araçlarının alım ve satımı ile geri alım veya tekrar satım taahhüdü işlemleri,
  • Sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık işlemleri,
  • Daha önce ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla alım satımının yürütülmesi işlemleri,
  • Başkaları lehine teminat, garanti ve sair yükümlülüklerin üstlenilmesi işlemleri gibi garanti işleri,
  • Yatırım danışmanlığı işlemleri,
  • Portföy işletmeciliği ve yönetimi,
  • Hazine Müsteşarlığı ve/veya Merkez Bankası ve kuruluş birlikleri nezdinde oluşturulan bir sözleşme kapsamında üstlenilen yükümlülükler çerçevesinde alım satım işlemlerine ilişkin piyasa yapıcılığı,
  • Faktöring ve forfaiting işlemleri,
  • Bankalararası piyasada para alım satımı işlemlerine aracılık,
  • Finansal kiralama işlemleri,
  • Sigorta acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri,
  • Kurulca belirlenecek diğer faaliyetler (Bankacılık Kanunu,2011).

Bu işlemler içerisinde mevduat bankaları katılım fonu kabulünde bulunamamakta ve finansal kiralama işlemlerini gerçekleştirememektedir.

Katılım bankaları da bu işlemler içerisinde mevduat kabulünde bulunamamaktadır.

6. Katılım Bankalarının Mevduat Bankalarından Farklı Olarak Kullanmış Oldukları Faizsiz Finans Ürünleri

6.1. Katılım Endeksi

Katılım Endeksi, katılım bankaları tarafından elde edilen hisse senedi işlemlerindeki bilgi birikiminin kullanılmasıyla 2004 yılından günümüze kadar gelen ve sektörde belli bir standardizasyon ön gören bir çalışma olarak karışımıza çıkmaktadır. Katılım endeksi ile elde edilmek istenen sadece gösterge niteliğinde bir endeks oluşturulması değil, bununla birlikte ileriki zaman içerisinde oluşturulacak olan finansal ürün ve hizmetler için de kullanılabilir endeks ve standartlar ortaya çıkmasını sağlamaktır. Günümüzde bireysel emeklilik fonları her geçen gün artmakla birlikte müşteriler bu konuda katılım bankalarını da tercih etmekte ve bu konuda bir yatırın fonu kuruluşu ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Ancak içerisinde bulunduğumuz döneme kadar kullanılacak ürünlerin esas kabul edebileceği, Türkiye Sermaye Piyasası’na uygun olan ve katılım bankalarına ait olacak bir endeks mevcut değildir. Ancak katılım endeksi lisanslanarak bu ve buna benzer ürünler için artık kullanılabilecektir.

Katılım bankacılığı ve faizsiz yatırım uygulamaları çerçevesinde hisse senetlerinin alınması ve satılması işlemlerinde artış gerçekleştikçe belirli bir standardizasyon ihtiyacı oluşmaktadır. Aslında buradaki prensipler aynıdır ancak bankacılık sektörü içerisinde farklı standartlar uygulandığı için bazı sıkıntılarla karşılaşılabilmektedir. Katılım Endeksi, sektör genelinde belirli standartlar oluşturmak ve bu sıkıntıları doğuran boşlukları doldurmak amacıyla yapılan bir çalışmadır. Dünyanın bir çok ülkesinde bu şekilde standardizasyon çalışmaları yapılmakta, bu çalışmalar ya ülkedeki yasal güç tarafından ya sektör içerisinde yer alan kuruluşlar tarafından ya da özel endeks yapıcılar tarafından gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de yer alan katılım bankaları bulundukları sektör içerisindeki elde ettikleri bilgi birikimleri ve tecrübeyi kullanarak ülkemizde bu görevi üstlenmişlerdir. Yapılan çalışmalar yalnızca hisse senedi temel alınarak yapılmamakta, bütün yatırım ürünleri üzerinden bu çalışmalar yürütülmektedir. Burada sabit bir getiriye sahip olan ürünler de kapsanacak şekilde birçok konuda alternatif ürünler üzerine yapılan çalışmalar devam etmektedir (TKBB,2017).

6.2. Murabaha

Murabaha, katılım bankalarının fon kullandırma yöntemi olarak en fazla kullanmış oldukları yöntemlerin başında gelmektedir. Çağdaş murabaha adı verilen bu uygulamada üç ayrı taraf yer almaktadır. Bu taraflar: alıcı yani müşteri, satıcı ve katılım bankasından oluşmaktadır. Burada murabaha işlemi gerçekleşeceği zaman şu işlemler meydana gelmektedir. Öncelikle katılım bankası müşterisinin talep ettiği malın satıcıdan alınması işlemini gerçekleştirir. İkinci olarak banka, satıcıdan almış olduğu bu malın müşteriye satış işlemini gerçekleştirir. Murabaha işleminin taraflar için geçerli olabilmesi için bazı uygunluklar gerekmektedir. Burada satıcı ile müşteri arasında bir işlem gerçekleştirilmeden önce katılım bankası işleme konu olan malın maliki olmalıdır. Banka mülkiyetine sahip olduğu bu malın tüketimi gerçekleşmeden önce müşterisine bu malın satışını gerçekleştirmelidir. Murabaha işleminin en kısa tanımı belirli bir maliyete katlanılan ya da peşin alınan bir malın ödenen meblağı üzerine belirli bir kâr payının koyularak vadeli bir şekilde satışının gerçekleştirilmesi işlemidir.

6.3. Sukuk

Sukuk, İslami Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Kurumu (AAOIFI) tarafından “dayanak teşkil eden bir varlık sepetinde yer alan varlıklar üzerindeki ortak mülkiyeti temsil eden eşit değerdeki sertifikalar” olarak tanımlamıştır. Katılım bankalarının sukuk ihraç etmekteki amaçları toplanan fonlar ile fon sahiplerinin sahip oldukları paya göre yeni bir projeye başlamalarını sağlamak, mevcutta hazır olarak yer alan projenin gelişimine yardımcı olmak ya da toplanmış olan fonları herhangi bir ticari faaliyeti finanse etmek için kullanmaktır. Sukuk uygulamasında yatırım sahibi veya sukuk sahibinin elde edeceği getiri; herhangi bir ticari faaliyetten elde edilecek olan veya herhangi bir varlığın mülkiyetinden ya da ortak olunan bir işten elde edilecek olan gelir üzerinden hak sahibi olmaktan kaynaklanmaktadır. Klasik bonolarda bono ihracını gerçekleştiren, anapara ve faiz ödemesini yükümlülük haline getirmektedir ve bunlar borç senetleridir. Sukukta ise herhangi bir faiz ödemesi yapılmamaktadır, burada sahip olunan varlıklardaki paylaşım ya da bu varlıkların kiralanmasından elde edilen getirinin dağıtımı yapılmaktadır. Sukuk ihracında ihracı gerçekleştirenler belirli bir finansman ihtiyacını temin etmek, yatırımcı çeşitliliğini sağlamak, yatırımcı tabanını daha fazla yaymak ve genişletmek için bu ihracı gerçekleştirmekte, yatırımcı bakımından sahip olunan sermayenin daha verimli kullanılması, daha etkin şekilde kullanımının sağlanması, ve yeni yatırım imkânı olarak gerçekleşmektedir. Sukuk, günümüze kadar genellikle daha önce belirlenmiş olan bazı yatırımcılara satışı yapılmak için ve tezgah üstü bir finansal araç olarak görülmektedir. Burada ihracı gerçekleştirenin amacı iç piyasalardaki likit imkândan faydalanmak, düşük meblağlar için de talep toplanmasını sağlamak ve yerel borsalar için kotasyonun gerçekleştirilmesidir.

6.4. Tekafül

Tekafül karşımıza bir sigorta sistemi olarak çıkmaktadır. Bu sisteme katılanlar arasında bir yardım sandığı uygulamasına benzemekle birlikte dayanışma ve yardımlaşmaya dayanmaktadır. Sistemde eşitlik ve denge ön plândadır. Öncelikle zarar ve kâr sigorta şirketi ile sigortalı olan kişiler arasında paylaşımı öngörmektedir. Bu şekilde elde edilen gelirin bir kısmı sigorta şirketine ödenen ücretten düşülmekte ve bu şekilde sigortalılara bir ödeme yapılabilmektedir.

6.5. Muşaraka

Muşaraka sistemi hem emek hem de sermaye unsurunun ortaya koyulduğu bir ortaklık çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada faiz enstrümanı kullanmayan banka kârlı olarak gördüğü bir alandaki teşebbüslere iştirakte bulunmaktadır. Burada özsermaye iki iştirak tarafından sağlanmaktadır. Yönetimde iki taraf da söz sahibi olmaktadır. Her iki taraf hem kâra hem de zarara ortak olmaktadır. Herhangi bir sabit getiri olmamakla birlikte kâr dağılımı daha önceden belli olan bir orandan ödenmekte, zarar paylaşımında ise ortaya koyulan sermayelere bakılarak zarar paylaşımı yapılmaktadır.

6.6. İktina ve İcara

İktina’da katılım bankası herhangi bir gayrimenkul ya da makine-teçhizatı belirli bir dönem için kiraya vermektedir. Bir finansal kiralama yöntemidir. Kiracı burada kira ile birlikte kiralamış olduğu mala ait olan taksitleri de ödemektedir. Ödemeler sona erdiği zaman kiracı malın mülkiyetine sahip olmaktadır.

İcara, herhangi bir makine-teçhizat ya da gayrimenkulün katılım bankası tarafından alınarak üretim faaliyetinde bulunan kişiye kiralanması şeklinde gerçekleşmektedir. Burada kira bedelinin tespitinde amortisman tutarı düşüldükten sonra üzerine belli bir kâr koyularak belirlenmektedir (Takan ve Boyacıoğlu, 2011).

6.7. Selem

Selem, ileriye dönük olarak satın alma yöntemidir. Burada ilerideki bir tarihte alınacak bir mal için katılım bankası bedeli peşin olarak önceden öder. Bu şekilde malın üretilebilmesi veya malın satıcı tarafından temin edilebilmesi için daha önceden bir finans kaynağı sağlanmış olur. Burada yapılan sözleşmede mala ait özellikler önceden açık bir şekilde belirlenir. Tedarik süresi sona erdiği zaman katılım bankası daha önceden tedarik ettiği malın müşteriye satışını gerçekleştirir. Müşteri alıcı ise malı teslim aldığında veya daha ileri bir tarihte bankaya borcunu ödemektedir (Takan ve Boyacıoğlu, 2011).

6.8. İstisna

İstisna, daha önceden sipariş verilerek bir malın satın alınması şeklinde gerçekleşmektedir. Burada alıcı ile satıcı arasında bir sözleşme yapılarak herhangi bir şeyin imalî konusunda anlaşılmaktadır. Alıcının istediği malın yapılması veya yaptırılması ve müşteriye teslim edilmesi satıcının görevidir. Yapımı veya teslimi uzun süre alacak olan mallar için kullanılan bu yöntemde ödeme ilerideki bir tarihte, taksitli ya da peşin olarak gerçekleştirilebilmektedir (Tunç, 2010).

6.9. Joala

Joala, daha önceden belirlenmiş olan bir hizmetin sunulması şeklinde gerçekleşmektedir. Burada alıcı ile satıcı arasında bir sözleşme yapılarak bir hizmet karşılığında anlaşılmaktadır. Burada hizmetin sunumunun gerçekleştirilmesi satıcının görevidir. İlerideki bir tarihte alınmak istenen bir hizmet için daha önceden belirlenen koşullarda bir araya gelinmektedir. Joalada ödeme peşin, taksitli veya ilerideki bir tarihte ödenecek şekilde gerçekleştirilebilmektedir.

6.10. Puan Sistemi

Puan sisteminde bankada mevduata sahip olan mudi, yatırmış olduğu meblağa ve vadeye bakılarak bunlar ile orantılı olacak şekilde bedeli olmayan bir kredi imkânı sunumu yapılmaktadır. Mesela bir yıl için bankaya 100 lira yatırmış olan bir mudi, altı ay için 50 liralık bir faizsiz kredi kullanım imkânına sahip olacaktır (Eskici, 2007).

6.11. Tavarruk

Tavarruk, murabaha sisteminin uluslararası piyasalarda kullanılması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Burada katılım bankaları ellerinde mevcut olan likidite fazlalarını kısa vadede değerlendirmek için bu yöntemi kullanmaktadır. Uluslararası emtia piyasalarından peşin olacak şekilde satın alınan veya aldırılan malların bedelleri üzerine kâr eklenerek vadeli olacak şekilde müşterilerine satılması yöntemiyle işlem gerçekleştirilmektedir.

6.12. Karz-ı Hasen

Karz-ı hasen, maddi bir sıkıntı içerisine düşmüş olan bir kişiye faizsiz olarak borç verilerek finansal yardım şeklinde gerçekleştirilen ödeme şeklidir. Burada borç verilen meblağ yine aynı tutar şeklinde karşı taraftan tahsil edilmektedir. Bu işlem gerçekleştirilirken belirlenecek bir vade tarihi olabilir ancak bu vade bağlayıcı olmamaktadır. Borçlu taraf bu borcunu vadesinden önce ödeyebilir; alacaklı taraf da alacağını vadesinden önce tahsil etmek isteyebilir (Aktepe, 2013).

6.13. Komodite

Komodite, birbirlerine göre herhangi bir kalite değişikliği olmayan emtiaların uluslar arası piyasalarda anlık şekilde ve yüksek miktarlarda alınıp satılması işlemidir. Burada en çok işlem gören ürünler altın, petrol ve tarım ürünleridir. Alıcı ve satıcı bu ürünleri görmemekte ancak belirli bir fiyat üzerinden belirli bir vadeye ait sözleşmeler yaparak parasal hareketi gerçekleştirmektedir (Tunç, 2010).

7. Türkiye’de Yer Alan Bankalar

7.1. Türkiye’de Yer Alan Katılım Bankaları

Türkiye’de bankacılık sektörü içerisinde aktif olarak işlem yapan beş adet katılım bankası bulunmaktadır. Türkiye’deki katılım bankaları:

  • Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.
  • Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
  • Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş
  • Vakıf Katılım Bankası A.Ş.
  • Ziraat Katılım Bankası A.Ş.(TKBB,2017).

7.2. Türkiye’de Yer Alan Mevduat Bankaları

Türkiye’de bankacılık sektöründe işlem yapan 34 mevduat bankası bulunmaktadır. Bu bankaları kamusal sermayeli mevduat bankaları (3), özel sermayeli mevduat bankaları (9) ve yabancı sermayeli mevduat bankaları (21) olmak üzere üç ayrı başlık altında inceleyeceğiz.

7.2.1. Türkiye’de Yer Alan Kamusal Sermayeli Mevduat Bankaları

Türkiye’de kamusal sermayeli mevduat bankası üç adet bulunmaktadır. Bu bankalar:

  • Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası
  • Türkiye Halk Bankası A.Ş.
  • Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. (TBB,2017).

7.2.2. Türkiye’de Yer Alan Özel Sermayeli Mevduat Bankaları

Türkiye’de yer alan özel sermayeli mevduat bankaları 9 adettir. Bu bankalar:

  • Adabank A.Ş.
  • Akbank T.A.Ş
  • Anadolubank A.Ş.
  • Fibabanka A.Ş.
  • Şekerbank T.A.Ş.
  • Turkisk Bank A.Ş.
  • Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
  • Türkiye İş Bankası A.Ş.
  • Yapı Ve Kredi Bankası A.Ş.(TBB,2017).

7.2.3. Türkiye’de Yer Alan Yabancı Sermayeli Mevduat Bankaları

Türkiye’de yer alan yabancı sermayeli mevduat bankaları; Türkiye’de kurulmuş yabancı sermayeli bankalar (15) ve Türkiye’de şube açan yabancı sermayeli bankalar (6) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu bankaları ayrı ayrı başlıklar altında göreceğiz.

7.2.3.1. Türkiye’de Kurulmuş Yabancı Sermayeli Mevduat Bankaları

Türkiye’de kurulmuş yabancı sermayeli 9 adet banka bulunmaktadır. Bu bankalar:

  • Alternatifbank A.Ş.
  • Arap Türk Bankası A.ş
  • Bank of Tokyo-Mitsubishi UFJ Turkey A.Ş.
  • Burgan Bank A.Ş.
  • Citibank A.Ş.
  • Denizbank A.ş
  • Deutsche Bank A.Ş.
  • Finansbank A.Ş.
  • HSBC Bank A.ş
  • ICBC Turkey Bank A.Ş.
  • ING Bank A.Ş.
  • Odea Bank A.Ş.
  • Rabobank A.Ş.
  • Turkland Bank A.Ş.
  • Türkiye Garanti Bankası A.Ş.(TBB,2017).

7.2.3.2. Türkiye’de Şube Açan Yabancı Sermayeli Bankalar

Türkiye’de şube açan yabancı sermayeli bankalar 6 adet bulunmaktadır. Bu bankalar:

  • Bank Mellat
  • Habib Bank Limited
  • İntesa Sanpaolo S.P.A
  • JP Morgan Chase Bank N.A
  • Société Générale (SA)
  • The Royal Bank of Scotland Plc (TBB,2017).

7.2.4. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) Devredilen Bankalar

Türkiye’de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiş 1 adet banka bulunmaktadır. Bu banka Birleşik Fon Bankası A.Ş.’dir.

Tablo 1: Türkiye’deki Banka Sayıları. Kaynak: BDDK, 2017.

8. Türkiye’de Banka Şube ve Personel Sayıları

Bankacılık sektörüne genel olarak bakacak olursak Aralık 2016 itibariyle bir önceki çeyrek döneme göre (Eylül 2016) şube sayısı 179 adet, personel sayısı ise 764 kişi azalma göstermiştir. Mevduat bankalarında Aralık 2016 itibariyle 10.740 şube bulunmaktadır. Bu sayının 3.702 adeti kamu sermayeli bankalar, 4.132 adeti özel sermayeli bankalar, 1 adeti Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankalar, 2.905 adeti ise yabancı sermayeli bankalara ait bulunmaktadır. Günümüz itibariyle katılım bankalarının şube sayısı toplamda 993 adettir.

Aralık 2016 itibariyle mevduat bankaları çalışan sayısı 191.363 adet olmuştur. Bu rakamın 57.586 adeti kamu sermayeli bankalar, 73.586 adeti özel sermayeli bankalar, 231 adeti Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na devredilen bankalar, 59.804 adeti ise yabancı sermayeli bankaların personel sayısını göstermektedir.

31 Aralık 2016 itibariyle mevduat bankaları şube ve personel sayılarını gösterir tablo aşağıdadır. Şube sayılarına yurtdışı şubeler de dahildir.

Tablo 2: Türkiye’deki Banka, Şube ve Çalışan Sayıları. Kaynak: TBB, 2016.

Katılım bankalarının şube sayısı 2017 Mart ayı itibariyle 993 adet olmakla birlikte, bu şubelerin 213 adeti Albaraka Türk Katılım Bankası A.ş., 388 adeti Kuveyt Türk Katılım Bankası A.ş., 286 adeti Türkiye Finans Katılım Bankası A.ş., 32 adeti Vakıf Katılım Bankası A.ş. ve 48 adeti Ziraat Katılım Bankası A.ş.’ye aittir.

9. Türkiye’deki Katılım Bankaları ve Bankacılık Sektörü Başlıca Finansal Büyüklükleri (Mio TL)

Ocak-2017 ve Aralık-2016 dönemi bankacılık sektörü ve katılım bankaları karşılaştırmalı finansal verileri aşağıda bulunmaktadır.

Tablo 3: Ocak 2017- Aralık 2016 Dönemi Finansal Verileri. Kaynak: TKBB, 2017.

Ocak 2013 ve Aralık-2012 dönemi bankacılık sektörü ve katılım bankaları karşılaştırmalı finansal verileri aşağıda bulunmaktadır.

Tablo 4: Ocak 2013- Aralık 2012 Dönemi Finansal Verileri. Kaynak: TKBB, 2017.

Aralık 2012-Ocak 2013 dönemi ve Aralık 2016-Ocak 2017 dönemi dört yıllık bir süreç esas alarak mevduat bankaları ve katılım bankalarının sektör içerisinde almış oldukları paylar hakkında bilgi sahibi olalım. Bankacılık sektörü içerisinde toplanan Türk Lirası fon bakımından Aralık 2012-Ocak 2013 dönemi içerisinde katılım bankaları sırası ile %5,57 ve %5,77 pay almışlardır. Burada katılım bankaları dört yıllık süre içerisinde almış oldukları payı %0,20 arttırmışlardır. Ancak Ocak 2013-Ocak 2017 yılları arasında sektör içerisinde artan Türk Lirası fonlar %62,4 oranında bir artış göstermişlerdir. Aynı dönem içerisinde katılım bankaları %60 oranında bir fon artışı göstermişlerdir.

Yabancı para cinsinden toplanan fonlara bakacak olursak Ocak 2013-Ocak 2017 döneminde katılım bankalarının almış oldukları pay %6,6 ve %5,1 olarak gerçekleşmiştir. Burada %1,5’lik bir düşüş söz konusudur. Sektör içerisinde mevduat bankalarının yabancı para fonlarında daha büyük bir yükseliş gösterdiğini söylemek mümkündür. Aynı dönem içerisinde sektör genelinde yabancı para cinsinden fon artışı %37 olarak gerçekleşmiş, katılım bankalarında bu artış %49 olmuştur.

Maden cinsinden toplanan fonlar bakımından Ocak 2013-Ocak 2017 döneminde katılım bankalarının almış oldukları pay %22,6 ve %17,9 olmuştur. Aydı dönem içerisinde sektör genelinde maden cinsinden fon artışı -1,09% olarak gerçekleşmiş, katılım bankalarında bu oran -1,37% olmuştur.

Kullandırılan fonlar bakımından Ocak 2013-Ocak 2017 döneminde katılım bankalarının almış oldukları pay %6,1 ve %4,78 olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada %1,32’lik bir düşüş görülmektedir. Sektör genelinde aynı dönem içerisinde kullandırılan fonlar %45 oranında artış göstermiş, katılım bankalarında bu oran %57 oranında bir yükseliş göstermiştir.

Toplam aktifler bakımından Ocak 2013-Ocak 2017 dönemi içerisinde katılım bankaları %5,2 ve %4,75 oranında bir paya sahip olmuşlardır. Burada %0,45 oranında bir azalma söz konusudur. Aynı dönemler içerisinde sektör geneline bakacak olursak %47,69 oranında bir artış görülmektedir. Katılım bankaları için bu oran %52,5 oranında artış olarak görülmektedir.

Öz varlıklar için katılım bankalarında Ocak 2013-Ocak 2017 döneminde sektörden almış oldukları pay %4,03 ve %3,75 olarak görülmektedir. Burada öz varlıklar açısından %0,28’lik bir azalış görülmektedir. Aynı dönem içerisinde sektörde öz varlıklar %59,91 oranında bir artış göstermekte iken katılım bankalarında bu artış %64,44 olarak karşımıza çıkmaktadır.

Katılım bankalarının sektör içerisinde net kârdan almış olduğu oranlara bakacak olursak Ocak 2013 ve Ocak 2017 dönemlerinde bu oranlar %2,9 ve %1,64 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemler içerisinde sektör içerisinde net kârdaki değişim %68,27 oranında artış göstermiştir. Katılım bankaları için aynı dönem içerisindeki net kâr değişimi -17% azalma göstermektedir.

Personel sayısı bakımından Ocak 2013 ve Ocak 2017 dönemlerinde katılım bankalarının almış olduğu pay %7,7 ve %6,88 olarak gerçekleşmiştir. Burada %0,82’lik bir azalma söz konusu olmaktadır. Aynı dönemler içerisinde sektör içerisinde personel sayıları %9,51’lik bir artış göstermiştir. Bu dönemde katılım bankalarında personel sayısı değişimi %6,5 oranında bir azalma göstermektedir.

Katılım bankalarının şube sayıları için Ocak 2013 ve Ocak 2017 dönemlerine bakacak olursak sektörden almış oldukları pay %7,46 ve %8,2 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemler içerisinde sektör içerisindeki şube sayısı değişimi %4,98 artış göstermiş, katılım bankalarında aynı dönemdeki şube sayısı değişimi ise %15,74 oranında bir artış göstermiştir.

2016 yılı Aralık ayı bankacılık sektörü içerisinde katılım ve mevduat bankalarının toplam aktifler, toplanan fonlar ve kullandırılan fonlar bakımından almış oldukları pay aşağıda gösterilmektedir. Mevduat bankalarında toplam aktifler içerisindeki pay %89,90 toplanan fonlar içerisinde %94,41 ve kullandırılan fonlar bakımından %89,48’lik bir orana sahip oldukları görülmektedir. Katılım bankalarında ise toplam aktifler içerisinden almış oldukları pay %4,86 toplanan fonlar bakımından almış oldukları pay %5,59 ve kullandırılan fonlar bakımından pazarın %4,78’lik bir oranına sahip oldukları görünmektedir.

Tablo 5: Bankacılık Sektörü Aktifleri, Toplanan ve Kullandırılan Fon Payları. Kaynak: TKBB, 2016.
Tablo 6: Bankacılık Sektörü Toplam Banka Şube ve Personel Sayıları. Kaynak: TBB, 2017.

Hem mevduat hem de katılım bankaları açısından bakacak olursak sektörel anlamda 2012 yılı boyunca hem personel hem de şube sayılarında bir artış görülmektedir. 2012 yılı boyunca bu artış devam etmekle birlikte 2013 yılı boyunca da hem personel hem de şube sayılarında artış sürmüştür. 2014 yılı boyunca da personel ve şube sayılarında bir artış olduğu görülmektedir. 2015 yılı boyunca personel ve şube sayılarında dalgalanma başlamış, yüksek bir artışın yerini paralel bir seyir izlemeye başlamıştır. 2015 yılı boyunca personel ve şube sayılarında fazla bir artış veya azalış görülmemekle birlikte sektör bulunduğu konumu korumaktadır. 2016 yılı ortası itibariyle şube ve personel sayılarında azalma başlamış, 2017 yılı başlarında da aynı şekilde bir düşüş devam etmiştir. Sektörel açıdan bakıldığı zaman hem mevduat hem de katılım bankalarının son dönemde şube ve personel sayılarında bir azalma olduğunu söylemek mümkündür.

10. Bankacılık Sektöründe Sermaye Yeterliliği Oranı

Bankacılık sektörünü fonksiyon gruplarına ayırdığımız zaman 2016 Aralık temel göstergelerinde sermaye yeterlilik oranları mevduat bankalarında %15,10 katılım bankalarında %16,17 olarak gerçekleşmiştir. Sektör ortalaması %15,57 olmakla birlikte bu verinin görülebilmesi için kalkınma ve yatırım bankalarının sermaye yeterlilik oranı da tabloda verilmiştir. Burada katılım bankalarının sermaye yeterlilik oranlarının mevduat bankalarına oranla daha yüksek bir yüzdeye sahip olması dikkat çekmektedir.

Tablo 7: Sermaye Yeterliliği Oranı. Kaynak: BDDK, 2016.

11. Katılım ve Mevduat Bankalarının Karşılaştırılması

11.1. Çalışma Yöntemleri Bakımından

Katılım Bankaları yöntem olarak kâr-zarara ortaklık sistemini kullanmaktadır. Temel olarak faizsiz bankacılık ilkesini benimsemiştir. Ticari bir ürün olarak para alımı-satımını benimsememektedir. Kredi kullandırmak ve mevduat kabul etmek dışında her türlü hizmet sunumunu gerçekleştirmektedirler. Faaliyetleri genel olarak fon toplama ve fon kullandırma şeklinde gerçekleşmektedir.

Mevduat bankalarında temel olarak faizli bankacılık uygulaması yer almaktadır. Ticari bir ürün olarak para alım-satımı yani para ticareti bulunmaktadır. Hizmet olarak katılım bankaları ile aynı hizmetleri müşterilerine sunmaktadırlar.

11.2. Para Fonksiyonları Bakımından

Katılım bankalarında para, herhangi bir ürün gibi alınıp satılmamaktadır. Burada banka kendisine kaynak toplarken zarar-kâr ortaklığı uygulaması, fon kullandırırken de kâr-zarar ortaklığı, kiralama işlemleri ve vadeli satış işlemleri gibi yöntemler kullanmaktadır. Burada birçok bankacılık hizmeti vermekle birlikte mal ticareti işlemleri de gerçekleştirmektedirler.

Mevduat bankalarında para alım-satımı gerçekleştirilmekte, para bir tür ticari ürün olarak kullanılmaktadır. Burada mevduat bankaları hem bankacılık hizmeti sunmakta hem de para ticareti gerçekleştirmektedir.

11.3. Fon Toplama Bakımından

Katılım bankalarında fon toplama işlemleri katılım hesabı veya özel cari hesap kullanılarak yapılmaktadır. Burada katılım hesabı fon toplama bakımından mevduat bankaları ile katılım bankalarını birbirinden ayıran kısımı oluşturmaktadır. Burada kurum ve müşteri arasında bir ortaklık kurulmaktadır. Borçlanma işlemlerini libora göre yapmazlar ancak katılma hesabını kullanarak yurt dışından kaynak sağlayabilmektedirler.

Mevduat bankalarında mevduat hesapları ve ticari hesaplar kullanılarak daha önceden belirlenen faiz oranları karşılığında fon toplama işlemi gerçekleştirilmektedir. Burada mevduat sahibi ile banka arasında bir alacak ve borç ilişkisi bulunmaktadır.

11.4. Fon Kullandırma Bakımından

Katılım bankaları kredi kullanımında nakit kredi uygulamasında bulunmamaktadırlar. Burada muşareke, icara, mudaraba, murabaha, karz-ı hasen gibi nakit değerler alım satım aracılığıyla kullanılmaktadır. Fon kullandırmada ticaret ve üretim faaliyetleri ana unsurdur. Burada fon kullananlar ile kullandıran arasında bir ticaret söz konusu olmaktadır. Burada ticari bir amaç ile mal ve gayrimenkul alım ve satımı işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. Burada kullandırılan fonda kâr-zarar katılımına esas bir uygulama olduğu için projede kârlılık en önemli unsur olmaktadır. Vadeler ise genellikle uzun vadeli olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mevduat bankaları genellikle altın dışında kalan gayrimenkul veya emtiaların alım-satımı faaliyetlerinde bulunmazlar. Belirli bir faiz oranı karşılığında nakdî kredi kullandırırlar. Burada toplanan mevduatlar hazine bonosu veya devlet tahvili gibi ürünlerde de kullanılarak üretim dışında da faaliyete konu olabilmektedir. Burada kullandırılan kredilerde teminat söz konusu olmaktadır. Müşteri açısından bu unsur önemlidir. Fon kullandırımında hem kısa hem de uzun vadeli uygulamalar mevcuttur.

11.5. Finansal Kiralama İşlemleri Bakımından

Katılım bankalarının finansman kiralama işlemleri yapabilmek için yetkileri bulunmaktadır bu nedenle müşterilerine kaynak aktarabilirler.

Mevduat bankalarının finansal kiralama işlemleri yapma yetkileri bulunmamaktadır, bu nedenle finansal kiralama şirketleri kurmak yoluyla bu hizmeti müşterilerine sunmaktadırlar.

11.6. Müşterilerin Sisteme Duydukları Güven ve Üstlenmiş Oldukları Risk Bakımından

Katılım bankalarında kâr-zarar ortaklığı sistemi bulunduğu için müşteriler üstlendikleri riskleri daha önceden kabul etmektedirler. Yani sistem güvene dayalı olarak işlemektedir. Burada ipotek, teminat gibi unsurlarla birlikte projenin güvenilir ve sağlam olması da büyük önem taşımaktadır.

Mevduat bankalarında faiz uygulaması olduğu için ortada bir risk bulunmamaktadır. Burada güven unsuru olarak ipotek ve teminat unsurları kullanılmaktadır.

11.7. Müşterilere Kullandırılan Fonun Maliyeti Bakımından

Katılım bankalarında müşterilerin vade sonu geldiğinde ödemeleri gereken taksit tutarları bellidir. Bu nedenle ekonomik gelişmelere göre farklılık göstermemektedir.

Mevduat bankalarında ise değişik endeksler kullanılabilmektedir. Burada devlet tahvili, hazine bonosu gibi enstrümanlara dayalı olarak maliyet değişiklikleri olabilmektedir. Bu da kredi maliyetlerinde değişim olmasına neden olabilmektedir.

11.8. Müşterilerin Kullanmış Oldukları Fonların Süreleri Bakımından

Katılım bankalarında yatırım amaçlı olarak daha çok proje finansmanı için kullanılan fonlar uzun vadeli olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mevduat bankalarında ticari amaç ön plâna çıktığı için kullandırılan krediler daha çok kısa vadeli olarak karşımıza çıkmaktadır.

11.9. Fonların Maliyetleri Bakımından

Katılım bankalarında fon toplama yöntemi özel cari hesaplar aracılığıyla yapılmaktadır. Bu nedenle herhangi bir maliyet söz konusu değildir. Katılım hesaplarında da herhangi bir getiri garantisi verilmesi söz konusu değildir.

Mevduat bankalarında fon toplama yönteminde vadeli hesap, vadesiz hesap gibi unsurlar kullanıldığı için bu uygulamaların bankaya belirli bir maliyeti söz konusudur.

11.10. Bankaların Denetimi Bakımından

Hem katılım hem mevduat bankaları Bankalar Kanunu’nun altmış beşinci maddesine göre bulundukları faaliyetler bakımından denetim ve gözetime tabi tutulmuşlardır. Burada kurum hem mevduat hem de katılım bankalarının genel kurul toplantılarına gözlemci sıfatı ile temsilci gönderme yetkisine sahiptir.

11.11. Krediler ve Diğer Yatırımlar Bakımından

Katılım bankaları için dikkat edilen en önemli unsur kredi kullandırılan proje’dir. Burada projenin sağlam ve iyi olması yeterlidir. Finansman sağlanacak olan şirket burada ikinci plâna atılmaktadır.

Mevduat bankalarında ise bankaya verilecek olan teminat önemli bir unsur olmaktadır. Burada kredi açısından ön plana teminat çıkmaktadır.

11.12. Üstlenilen Risk Bakımından

Katılım bankalarında banka ile fon sahibi arasında bir ortaklık söz konusu olmaktadır. Burada iki taraf açısından da bir risk olasılığı bulunmaktadır. Burada esas olan fon kullanımında reel ekonominin odak noktası olarak ele alınmasıdır.

Mevduat bankalarında belli bir faiz karşılığında fon toplama işlemi gerçekleştirilmektedir. Burada faiz oranı daha önceden belirlendiği için mevduat sahibi açısından bir risk söz konusu olmamaktadır. Burada risk banka tarafından üstlenilmektedir.

11.13. Kullanılan İktisadî Sistem Bakımından

Katılım bankaları göstermiş oldukları faaliyetlerinde ana hatlarıyla bakıldığı zaman İslâmi iktisat uygulamalarına uygun olarak işlem yapmaktadırlar. Ancak burada tamamen bu standartlara uygun olarak faaliyet gösterdiklerini söylemek mümkün değildir.

Mevduat bankaları göstermiş oldukları faaliyetlerinde esas olarak kapitalist iktisadî sisteme uygun olarak işlemlerini gerçekleştirmektedirler.

11.14. Yapmış Oldukları İşlemlerde Kullanılan Finansal Ürünler Bakımından

Katılım bankalarında tahvil ihracı gibi uygulamalar bulunmadığı için kullanmış oldukları finansal ürünler bakımından mevduat bankalarına kıyasla avantaj kaybı bulunmaktadır.

Mevduat bankaları geliştirilmiş olan finansal ürünler kâr elde etmelerini sağlayacak ise bu enstrümanları kullanabilirler. Örneğin hazine bonosu veya repo gibi ürünlere yatırım yapabilmektedirler.

11.15. Bankaların Makro Ekonomiye Etkisi Bakımından

Katılım bankalarında kayıt dışı ekonominin önlenmesine yardımcı olması sebebiyle yapılan işlemler karşılığında devletin vergi gelirleri de artış göstermektedir. Elde edilen fon reel ekonomide kullanıldığı için yatırımlar ve istihdam artmakta, bunlarla beraber ekonomin hareketlilik gözle görülür şekilde fark edilmektedir.

Mevduat bankalarında işlemlerin ne kadarlık bir kısmının kayıt altına alındığı tam olarak kontrol edilememektedir. Bunun sebebi ise verilen kredilerin teminat esasına uygun olarak kullandırılmasıdır. Bu nedenle buradaki kredilerin ne kadarlık bir tutarının tüketim için, ne kadarlık tutarının ise yatırım için kullanıldığı tam olarak kontrol etmek mümkün olmamaktadır.

11.16. Müşteri Getirileri Bakımından

Katılım bankalarında kâr-zarara ortaklık söz konusu olmaktadır. Burada elde edilen bir kâr ortada var ise katılım hesabı sahiplerinin hesaplarında biriken bu fonlardan elde edilecek olan kârın yaklaşık yüzde sekseni oranında bir kâr hesap sahibine dağıtılmaktadır. Eğer ortada bir zarar var ise ortaklıktaki katılım oranlarına bakılarak buna göre hesaplanmaktadır.

Mevduat bankalarında mudi elde edeceği kazancı daha önceden sistem gereği olarak bilmektedir.

11.17. Kültürel Bakımdan

Günümüzde ekonomik sisteme bakıldığı zaman şu anda faiz ve faize dayalı olarak kapitalist sistemin ağırlıklı olduğu görünmektedir. Burada katılım bankaları bu sistem içerisinde yer aldıkları için kültürel olarak bakıldığı zaman negatif bir avantaja sahiptirler.

Mevduat bankaları açısından duruma bakacak olursak faiz kullanan ve doğal olarak kapitalist sistem içerisinde yer alan bu bankalar daha avantajlı görünmektedir. Mevduat bankaları içerik ve uygulama olarak bakıldığı zaman ekonomik sistem içerisinde kapitalizmin bir ürünü olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

11.18. Reel Ekonomiye Katkıları Bakımından

Katılım bankalarında kâr-zarar katılımına dayalı bir sistem uygulanmakta ve bu sistemdeki fonlar ticaret ve benzeri yöntemler ile ekonomiye kazandırılmaktadır.

Mevduat bankaları elde etmiş oldukları fonları hem reel ekonomiye kazandırmakta hem de rant ekonomisi içerisinde değerlendirmektedirler. Burada devlet tahvili, hazine bonosu gibi araçları kullanmaktadırlar.

11.19. Toplanan Fonların Güvenceleri Bakımından

Hem katılım bankalarında yer alan özel cari hesaplar ve katılım hesapları, hem de mevduat bankalarında yer alan mevduatlar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamında yer almaktadır. Burada her iki banka türü için de sigorta kapsamında olan tutar yüz bin Türk liralık bir kısmı kapsamaktadır.

11.20. Bankaların Getirileri Dağıtmaları Bakımından

Katılım bankaları için elde edilen getirilen dağıtımı için bir yasal sınırlama yer almamaktadır.

Mevduat bankalarında ise uygulanan mevduat faizlerine bakıldığı zaman bazı sınırlamalar yer almaktadır.

11.21. Meslek Kuruluşları Bakımından

Katılım bankaları Türkiye Katılım Bankaları Birliği’ne üye olma mecburiyetindedirler.

Mevduat bankaları da Türkiye Bankalar Birliği’ne üye olma mecburiyetindedirler.

12. Mevduat ve Katılım Bankalarının Finansal Göstergeleri

12.1. Mevduat Bankalarında ve Katılım Bankalarında Türk Lirası Mevduatları

Tablo 8: Mevduat ve Katılım Bankaları Türk Lirası Mevduatlar. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Bankacılık sektörü içerisinde hem mevduat bankalarında hem de katılım bankalarında Türk lirası mevduatları her geçen gün artış yönünde bir seyir izlemektedir. Ancak bankacılık sektörlerini karşılaştıracak olursak mevduat bankalarının Türk lirası mevduatları her geçen yıl hızlı bir artış gösterirken katılım bankalarında daha çok yatay bir seyir izlediği görülmektedir. Toplam Türk lirası mevduatlarını mevduat bankaları ve katılım bankaları için oranlamak gerekirse katılım bankalarında bu oran toplam içerisinde %10’dan daha düşük bir orana tekabül etmektedir. Burada geriye kalan payın mevduat bankaları tarafından sahiplenildiğini düşünürsek sektör içerisinde Türk lirası mevduatları açısından mevduat bankalarının büyük bir üstünlüğü mevcuttur.

12.2. Mevduat ve Katılım Bankalarında Yabancı Para Mevduatları

Tablo 9: Mevduat ve Katılım Bankaları Yabancı Para Mevduatlar. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Bankacılık sektörü içerisinde hem mevduat bankalarında hem de katılım bankalarında yabancı para cinsinden mevduatlar her geçen gün artmaktadır. Ancak mevduat bankaları ile katılım bankalarını karşılaştırmak gerekirse mevduat bankalarında her geçen gün daha da artan yabancı mevduatlara kıyasla katılım bankaları daha düşük bir artış göstermektedir. Mevduat bankalarında özellikle 2015 yıl başı itibariyle büyük bir yükseliş gözlenmekte, bununla birlikte 2016 yılının son çeyreğinde de yine büyük bir artış görülmektedir. 2015 yılının ikinci çeyreği itibariyle katılım bankalarının yabancı para mevduatlarında artış gözlenmekte, bununla birlikte 2016 yılının ikinci çeyreğinden itibaren bir düşüş yaşayarak bir önceki yılın aynı dönemine paralel bir oran izlediği görünmektedir. Katılım bankalarının yabancı para cinsinden mevduatlarda almış olduğu paya bakacak olursak %10’luk bir dilimin altında kaldığı görülmektedir. Burada geriye kalan yabancı para mevduatlarının mevduat bankalarına ait bir pay olduğunu düşünürsek sektör içerisinde ticari bankalar büyük bir üstünlük sağlamaktadır.

12.3. Mevduat ve Katılım Bankalarında Kredi Hacimleri

Tablo 10: Mevduat ve Katılım Bankaları Kredi Hacimleri. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Bankacılık sektörü içerisinde toplam kredi hacmine bakacak olursak hem mevduat hem de katılım bankaları her geçen gün kredi hacimlerini genişletmişlerdir. Özellikle 2009 yılından sonra mevduat bankalarının krediler içerisinden almış olduğu pay her geçen gün daha fazla artmış ve sektöre hakim bir hale gelmiştir. Aynı süre içerisinde katılım bankaları da sektör içerisinde almış oldukları payı arttırmışlardır ancak mevduat bankalarının başarısını yakalamış oldukları söylenemez. 2017 yılı ilk çeyreği itibariyle de bakacak olursak %10’luk bir payın altında kredi hacmine sahip olan bir katılım bankacılığı (%6-%7) ve buna karşılık sektör içerisinde kredi hacimleri açısından büyük bir üstünlüğe sahip olan mevduat bankaları bulunmaktadır. Sürekli olarak aynı büyüme hızı ile artmayan bir kredi hacmi olsa da iki sektör açısından da her geçen gün büyüyen bir pazar olduğunu söylemek mümkündür.

12.4. Mevduat ve Katılım Bankaları Konut Kredisi Hacimleri

Tablo 11: Mevduat ve Katılım Bankaları Konut Kredisi Hacimleri. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Mevduat ve katılım bankalarını konut kredisi hacimleri açısından karşılaştırmak gerekirse her iki sektörde de büyüyen ve pozitif yönde ilerleyen bir kredi hacmi bulunmaktadır. Konut kredisi hacimlerindeki artışlar her iki bankacılık türüne bakıldığı zaman birbirlerine paralel bir seyir izlemektedir. Artış ve azalışlar sektör içerisinde hem mevduat bankaları hem de katılım bankaları açısından birbirine benzer bir görünüm içerisindedir. Ancak sektör içerisinde konut kredilerinden almış oldukları paya bakmak gerekirse mevduat bankaları bu konuda çok daha büyük bir dilime sahip olmaktadırlar. 2017 yılı ilk üç ayındaki göstergelere bakacak olursak konut kredisi hacmi içersinden katılım bankaları %10 civarında bir paya sahip olmaktadırlar. Burada konut kredisi hacimlerindeki görüntü sektör içerisinde katılım bankalarının da bu konuda daha başarılı olduğunu söylememizi sağlayabilir. Ancak pastanın büyük dilimine bakıldığı zaman mevduat bankalarının bu konuda sahip olukları pay ortadadır. Sektör içerisinde konut kredi hacimleri açısından da mevduat bankaları sektöre hakim bir konumdadırlar.

12.5. Mevduat ve Katılım Bankaları Taşıt Kredisi Hacimleri

Tablo 12: Mevduat ve Katılım Bankaları Taşıt Kredisi Hacimleri. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Mevduat bankaları ve katılım bankalarının taşıt kredileri hacimleri bakımından karşılaştırılması gerekirse 2014 yılı başına kadar her iki bankacılık türü de taşıt kredisi hacimlerinden artış yönünde bir eğilim göstermişlerdir. 2014 yılı itibariyle mevduat bankalarının taşıt kredisi hacimlerinde yıl boyunda bir düşüş gerçekleşmiş, bununla birlikte katılım bankaları 2014 yılı boyunca daha paralel bir görünüm izlemişlerdir. 2015 yılı ilk iki çeyreğinde mevduat bankaları taşıt kredisi hacimlerinde yine bir düşüş yaşamış, ikinci çeyrekten sonra daha paralel bir izlenim göstermişlerdir. Katılım bankaları ise 2015 yılı ilk iki çeyreğinde hacimde artış göstermiş üçüncü ve dördüncü çeyreklerde ise paralel bir yol izlemiştir. 2016 yılı içerisinde hem mevduat hem de katılım bankaları yatay bir seyir izlemişlerdir. 2017 yılı ilk çeyreğine doğru biraz artış gösteren mevduat bankalarının taşıt kredi hacimleri yılın aynı yılın ilk çeyreğinde azalma yönünde bir eğilim içerisinde görünmektedir. Bununla birlikte 2017 yılı ilk üç ayında katılım bankaları yine paralel bir seyir izlemektedirler. Mevduat bankaları 2014 yılı başı itibariyle düşen taşıt kredi hacimlerine rağmen 2017 yılı ilk çeyreği sonuna bakıldığı zaman sektör içerisinde katılım bankalarına üstünlük sağlamış, bu konuda sektör içerisinde mevduat bankaları daha büyük bir paya sahip olmuş ve sektöre öncülük etmektedirler.

12.6. Mevduat ve Katılım Bankaları Tüketici Kredileri

Tablo 13: Mevduat ve Katılım Bankaları Tüketici Kredileri. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Mevduat ve katılım bankalarının Türk lirası ve yabancı para cinsinden toplam tüketici kredilerini karşılaştıracak olursak her iki bankacılık türü de her geçen gün artış yönünde bir yol izlemektedir. Hem mevduat bankalarında hem de katılım bankalarında 2016 yılı başlarına kadar yükselen bir ivme görülmektedir. 2016 yılı ilk çeyreği itibariyle mevduat bankalarında bu artış biraz yavaşlamış, tüketici kredileri paralel bir konuma gelmiştir. Katılım bankalarında 2016 yılı ilk iki çeyreğinde hafif bir artış görülmekte, ancak üçüncü ve dördüncü çeyrek dönemlere baktığımız zaman 2015 yılı sonundaki seviyelere döndüğü görülmektedir. 2017 yılı ilk üç ayına bakıldığı zaman da katılım bankaları paralel bir konuma gelmişlerdir. Mevduat bankaları 2016 yılı son çeyreği itibariyle yükselen bir ivme kazanmış 2017 yılında ilk üç aylık dönemde tüketici kredilerinde bir yükseliş gözlemlenmektedir. Mevduat ve katılım bankaları açısından tüketici kredilerinden almış oldukları payı incelemek gerekirse mevduat bankaları sektör içerisinde katılım bankalarına oranla çok daha yükselen bir görünüme sahiptir ve pastadan almış oldukları pay çok daha büyük bir orandadır. Bu sebeple sektör içerisinden tüketici kredileri açısından mevduat bankalarının öncü bir konumda olduğunu söylemek mümkündür.

12.7. Mevduat ve Katılım Bankalarında Bireysel ve Kurumsal Kredi Kartları

Tablo 14: Mevduat ve Katılım Bankalarında Bireysel ve Kurumsal Kredi Kartları. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Mevduat ve katılım bankalarında bireysel ve kurumsal kredi kartlarının toplam kullanımlarına bakacak olursak hem mevduat bankalarında hem de katılım bankalarında 2014 yılı başlarına kadar sürekli bir artış olduğu görülmektedir. Bununla birlikte 2014 yılı boyunca hem mevduat bankalarında hem de katılım bankalarında bir düşüş olduğunu söylemek mümkündür. Mevduat bankalarında 2015 ve 2016 yılları ile birlikte bir artış yönünde hareket görülmekte, 2017 yılının ilk üç ayı içerisinde de bu yükselişin devam ettiği söylenebilmektedir. Katılım bankalarında 2015 ve 2016 yılları boyunca kredi kartlarında kullanımda bir azalış görünmektedir. 2017 yılının ilk çeyreğinde de bu azalışın devam ettiğini söylemek mümkündür. Son üç yıllık dönemde mevduat bankalarında bir yükseliş görülmekte, bununla birlikte katılım bankalarında bir düşüş olduğunu söylemek mümkündür. Sektör içerisinde almış oldukları paya bakacak olursak mevduat bankaları bireysel+kurumsal kredi kartları kullanımında sektörde büyük bir hakimiyet sağlamış, katılım bankalarına göre büyük bir paya sahip olmuşlardır.

12.8. Mevduat ve Katılım Bankalarında Bireysel Kredi Kartları

Tablo 15: Mevduat ve Katılım Bankalarında Bireysel Kredi Kartları. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Mevduat ve katılım bankalarında bireysel kredi kartları bakımından bir karşılaştırma yapacak olursak hem mevduat hem katılım bankalarında 2014 yılı başlarına kadar bir artış görülmektedir. Bununla birlikte hem mevduat bankaları hem de katılım bankalarında 2014 yılı boyunca bir düşüş yaşanmıştır. Mevduat bankaları 2015 yılı başı itibariyle tekrar yükselişe geçmiş, 2016 yılı boyunca bu yükselişini devam ettirmiş, 2017 yılı başlarında da bireysel kredi kartlarında artış göstermeye devam etmiştir. Katılım bankaları açısından bakmamız gerekirse 2015 yılı boyunca bir düşüş yaşanmış, 2016 yılı boyunca bu düşüş devam etmiş, 2017 yılı başlarında da aynı şekilde bir azalış olduğunu söylemek mümkündür. Mevduat ve katılım bankalarının payları açısından bakmamız gerekirse son birkaç yıllık süreç içerisinde mevduat bankaları bireysel kredi kartları açısından yükseliş yakalamış, bununla birlikte katılım bankaları aynı süreç içerisinde bir düşüş yaşamışlardır. Bireysel kredi kartlarında mevduat bankaları sektör içerisinde paylarını arttırmaya devam etmektedirler. Mevcut durum içerisinde sektör içerisinde en büyük paya sahip ve sektöre hakim durumdadırlar.

12.9. Mevduat ve Katılım Bankalarında Kurumsal Kredi Kartları

Tablo 16: Mevduat ve Katılım Bankaları Kurumsal Kredi Kartları. Kaynak: TCMB-evds, 2017.

Mevduat ve katılım bankalarında kurumsal kredi kartları bakımından bir karşılaştırma yapmak gerekirse 2014 yılı başlarına kadar hem mevduat bankaları hem de katılım bankaları bir artış kaydetmişlerdir. Bununla birlikte 2014 yılı başından itibaren mevduat bankaları bu yükselişlerini 2015 ve 2016 yılları boyunca da devam ettirmiş, 2017 yılı başı itibariyle de artışlarını sürdürmektedirler. Katılım bankaları 2015 yılı başlarında bir artış kaydetmekle birlikte, 2016 yılında hemen hemen aynı seyrederek paralel bir çizgide ilerlemiş, 2017 yılı başı itibariyle de aynı şekilde devam etmektedirler. 2014 yılı başından itibaren mevduat bankalarının yakalamış olduğu ivmeyi göz önüne alacak olursak sürekli bir artış göstererek kullanımdaki paylarını her geçen gün arttırmışlardır. Katılım bankalarında ise bir artış ya da azalış olduğunu söylemek pek mümkün olmamakla birlikte paralel bir çizgide seyretmektedirler. Bu durum içerisinde mevduat bankaları kurumsal kredi kartı kullanımında katılım bankalarının çok daha ilerisinde olmakla birlikte, sektör içerisinde de Pazar payının büyük bir kısmına sahip olmakta, aynı zamanda sektörde hakim bir konumda bulunmaktadırlar.

13. Sonuç ve Öneriler

Katılım bankaları ve mevduat bankaları sürekli bir rekabet içerisinde bulunmaktadırlar. Alışılagelmiş olan kapitalizm sistemi ve buna uygun olarak işlemlerini gerçekleştirmekte olan mevduat bankaları sektör içerisinde en büyük paya sahip ve sektöre hakim durumda bulunmaktadırlar. Katılım bankaları ülkemizde çok tanınmamak ve bilinmemekte olup faizsiz bankacılık uygulamaları ile sektörde hakim bulunan sisteme karşı farklı bir sistem ile karşımıza çıkmaktadırlar. Burada katılım bankacılığı alışılagelmiş bir düzen içerisinde belki de alışkanlıklar ve halihazırda bulunan bir sistem mevcut olduğu için farklılık olarak algılanmakta ve fazla tercih edilmemektedirler. Yapmış olduğumuz çalışmada mevduat ve katılım bankalarının faizli ve faizsiz uygulamalarındaki farklılıklar, kullanmış oldukları enstrümanlardaki farklı uygulamalar, kullanmış oldukları hesaplardaki değişiklilikler, sektör içerisinde fon toplama ve kullandırma yöntemlerindeki değişiklikleri belirmiş olduk. Bununla birlikte şube sayıları, personel sayıları gibi verileri gözler önüne serdik. Aynı zamanda bankacılık sektörü içerisinde hem mevduat bankalarının hem katılım bankaların sektör içerisinde belli başlı finansal verilerini inceleyerek bankacılık pastasından almış oldukları dilimi göstermeye gayret ettik. Kullanılan kredi kartlarının tercih edilme oranları, konut ve taşıt kredileri ile tüketici kredileri içerisinde sektör içerisinde tercih edilme oranları ve sahip oldukları paylar, Türk lirası ve yabancı para mevduatlardaki paylaşımları inceleyerek sektör payları hakkında bilgiler edindik. Sektör içerisinde bu konuları irdelediğimiz zaman bankacılık sektörünün içerisinde mevduat bankalarının büyük bir hakimiyete sahip olduğunu, pastadaki en büyük dilimi bu bankaların sahiplendiğini görmüş olduk. Buna karşılık ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlayan katılım bankacılığı bankacılık sektörü içerisinde küçük bir paya sahip olmakla birlikte, her geçen gün pastadaki diliminin artacağı, sektörden daha büyük bir pay almak için mücadele ettiği görülmektedir. Bu zorlu rekabet içerisinde mevduat bankaları da sahip oldukları piyasa hakimiyetini kaybetmemek için ve paylarını artırmak için daha fazla gayret göstereceklerdir. Katılım bankalarının bu zorlu rekabette yolun başında olduklarını söylemek pek de zor olmasa gerek.

Kaynakça

Hakkında Yılmaz KULAKLI

İlginizi Çekebilir

Kelimelerin Kökenleri: Kahve

“Kahve” kelimesi Fransa’da 17. yüzyıldan itibaren, kahve ürününün ülkeye girmesinden sonra, kullanılmaya başlanmıştır. Fransa’ya kahve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir