Kaynak: http://howtosaveelectricityathome-site.blogspot.com.tr

Elektrik Geleceği Nasıl İnşa Edilmeli ?

Günümüzde yaşanan ekonomik eksen kaymasında “elektrik” anahtar bir rol üstlenmekte. Gelişmekte olan ekonomilerde büyük bir “elektriklenme”, ekonomik büyümeye bağlı olarak ortaya çıkmakta. Bununla birlikte değişen teknoloji de klimaları, bilgisayarları ve daha nice elektronik aletleri milyarlarca insanın kullanımına sunmakta. Bu tür elektronik aletler, insanların küresel ekonomiye ve politik sahneye ulaşımını kolaylaştırmakta. Ulaşım alanında ise California’da üretilen lüks Tesla modellerinden, Kunming’te üretilen ultra ucuz elektrikli scooterlara kadar elektrikli araçların kullanımı artmış durumda (İklimden, hava kirliliğinden veya ekonomik sebeplerden dolayı).

Tüm bunlara bağlı olarak elektrik enerjisi talebinin, diğer tüm final enerji türlerinden daha fazla oranda artması beklenmekte. Uluslararası Enerji Ajansı’nın senaryolarına göre, 2011 ile 2035 yılları arasında dünya elektrik talebinde 2/3 oranında bir artış yaşanacak. Bu talep artışının büyük bir kısmı da OECD üyesi olmayan, gelişmekte olan ülkelerden gelecek. Ancak, dünyada yaşanan bu güç talebindeki artış ve yoksulluğun azalması ile gerçekleşecek olan enerji geçişi pahalıya mal olacak. Yapılan tahminlere göre ulusal enerji sektörü, artan talebi karşılayabilmek (özellikle de gelişmekte olan ülkelerde) ve OECD ülkelerindeki eskimiş altyapıyı yenileyebilmek için 17 trilyon $’lık yatırım yapmak zorunda kalacak.

Dünyada sadece tüketilen enerjinin miktarında veya bu elektriği kimin tükettiği konularında bir değişim yaşanmamakta. Aynı zamanda bu elektriğin nasıl üretildiği de değişmekte. Örneğin kömürün bu üretimdeki payının, 2035 yılına gelindiğinde %41’den %33’e düşeceği söyleniyor (ancak yine de en büyük üretim kaynağı olarak kalacak). Doğalgazın da bu üretimdeki %22’lik payıyla, fosil yakıtlar hâlâ toplam üretimin yarısını karşılamakta. Bununla birlikte yenilenebilir enerjinin payının %20’den %31’e çıkacağı tahmin edilmekte, ancak yine de bazı bölgeleri güneş ve rüzgar enerjisi gibi enerji türlerine entegre etmekte sorunlar yaşanacağı söylenmekte. Bununla birlikte yenilenebilir enerji için en büyük potansiyele, talebin en büyük olduğu ve yenilenebilir enerji entegrasyonunun zor olduğu gelişmekte olan ekonomilerin sahip olduğu da söylenmekte.

Olayların perde arkasında ise politikacılar, halkları için güvenilir ve ucuz elektrik sağlayabilmek gibi sorunlarla karşılaşmış durumda. Bu konuda Uluslararası Enerji Ajansı da çalışmalarını sürdürmekte.

Bununla birlikte, yapılan çalışmalar neticesinde görülmekte ki, sorunsuz elektrik üretimli bir gelecek için perspektifsel bir değişime gidilmek zorunda. Fosil yakıtların sahneden çekileceği ve yerlerini elektrik üretimi için diğer enerji türlerinin alacağı bir çağda, yeni ve gelişmekte olan elementlerin nasıl birleştirileceği düşünülmeli. Her zamanki “zaten var olan sisteme yeni eklemeler yapılması” anlayışından belki de vazgeçilmeli. Düşük ücretli ve CO2 salınımı az olan bir enerji sistemine geçebilmek için, öncelikle tüm olumlu ve olumsuz taraflar tartışılmalı, sonrasında sistem bütünüyle değiştirilmeli. İşte bunun nasıl yapılacağı da şu anda tartışılmakta.

İbrahim Yavuz KULAKLI
Kaynak: International Energy Agency

Hakkında İbrahim Yavuz Kulakli

İlginizi Çekebilir

Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)

Şangay İşbirliği Örgütü Künyesi Dışişleri Bakanlığı’nın kendi sayfasında örgütün amacı ve göreviyle ilgili künyesi şu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir