Batı Sahra Sorunu

Birleşmiş Milletler’in yayınladığı kendini idare etmeyen topraklar (non-self-governing territories) listesinde Afrika kıtasında bulunan tek toprak parçası Batı Sahra. Yüzlerce yıllık koloni tarihinden sonra kıta toprakları kendi bağımsız devletlerini kurmayı başardı ancak şuanda uluslararası kamuoyunda Afrika’da geriye kalan tek koloni olarak Batı Sahra gösteriliyor. Bu durumun altında yatan neden ise bir egemenlik çatışması. Batı Sahra şuanda, tarihte pek çok Afrika toprağının olduğu gibi herhangi bir Avrupa ülkesinin kolonisi değil aksine kıtadan bir ülke olan Fas’ın kolonisi. Halbuki Fas ise bu topraklar üzerindeki hakimiyetinin kendi hakkı olduğunu söylüyor.

Coğrafya ve Nüfus

Western-Sahara-Map

Afrika’nın kuzeybatısında bulunan ve Kuzey Atlantik Okyanusu’na sınırı olan Batı Sahra Fas, Cezayir ve Moritanya’nın arasında bulunmaktadır. Batı Sahra’nın Fas ile 443 kilometre, Cezayir ile 42 kilometre ve Moritanya ile de 1561 kilometre sınırı bulunmaktadır. Yaklaşık olarak kapladığı alan 226.000 kilometrekaredir. Batı Sahra’nın fosfat ve demir cevheri madenleri bulunmaktadır ayrıca okyanus tabanında petrol yataklarının olduğu düşünülmektedir.

Batı Sahra’da yaşayan topluluğa Sahravi denmektedir. Ancak burada etnik olarak Arap ve Berberiler yaşamaktadır. 2013 tahminlerine göre nüfus yaklaşık 539.000 civarındadır. Ancak Cezayir’de Tinbauf mülteci kampında 1980lerden beri yaklaşık 90.000 Sahravi yaşamaktadır.

Batı Sahra Sorunu’nun Tarihsel Süreci

17. yüzyılın ortalarından itibaren bölgede hakimiyet kuran Alevi/Filali hanedanından sonra Fas bölgeye hakim oldu ve bu hakimiyet 19. yüzyılın son çeyreğine kadar devam etti. İspanya 1884 yılında Batı Sahra’yı ele geçirdi ve 1934’te bölge İspanya’nın bir vilayeti haline geldi. Ancak 1970lerde İspanya hakimiyetine karşı çıkan bir takım ayaklanmalar başladı. Bunun sonucunda 10 Mayıs 1973’te Polisario Cephesi, Mustafa Seyid tarafından kendisini Sahra halkının temsilcisi göstererek kuruldu ve faaliyetlere başladı. 1975 yılında Uluslararası Adalet Divanı Sahravilerin kendi kaderlerini tayin etme haklarının önünde bir engel olmadığına dair istişari görüşünü yayınladı. Bunun üzerine İspanya bir referandum yapmayı kabul etti. Fas Kralı II. Hasan yüz binlerce Faslı’nın bu topraklara girmesini sağlayan Yeşil Yürüyüş’ün (Green March) emrini Kasım 1975’te verdi. (Yeşil Yürüyüş’ün Magnum fotoğraflarını görmek için tıklayınız) Bu yürüyüş İspanya’nın referandum kararından vazgeçmesine neden oldu.

Yeşil Yürüyüş 1975. Kaynak: Magnum Photos

Referandumdan vazgeçen İspanya 14 Kasım 1975’te Moritanya ve Fas ile Madrid Uzlaşması‘nı imzaladı ve buna göre Fas, Batı Sahara’nın topraklarının kuzeyde kalan üçte ikisini kendi topraklarına ve Moritanya da geriye kalan toprakları kendi topraklarına kattı ve İspanya’nın koloni idaresi de son bulmuş oldu.

Tüm bu gelişmeler sonucunda ise Polisario 27 Şubat 1976’da Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti’ni (SADR) ilan etti

Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti Bayrağı

ve Ağustos 1976’da şuandaki devlet başkanı Muhammed Abdülaziz Polisario genel sekreteri seçildi. 5 Ağustos 1979’da Moritanya ile Polisario’nun imzaladığı anlaşma sonucunda ise Moritanya hak iddialarından vazgeçti ve Polisario ile olan savaşını durdurdu. Ancak Fas, Moritanya’nın çekildiği bu toprakları işgal etti ve Polisario’yu durdurmak için bir duvar inşa etti. Fas Duvarı olarak bilinen bu duvar 2700 kilometre uzunluğundadır ve bu duvar güneyde Fas kontrolündeki bölgeler ile Polisario’nun kontrol ettiği bölgeleri birbirinden ayırmaktadır. Fas’ın bu işgali sonrasında onbinlerce Sahravi Cezayir’deki Tindouf mülteci kamplarına gitti. Polisario’nun merkezi  ve sürgündeki SADR hükümeti de şuanda buradadır.

Çözüm Arayışları

BM 1991 yılında geçiş sürecinin sağlanması ve bu sürecin referandum ile sonuçlanabilmesi için MINURSO’yu Güvenlik Konseyi’nin 690 numaralı kararıyla kurdu. MINURSO’nun alt yapısını sağlayacağı referandum ile birlikte Batı Sahra halkı bağımsızlık ve Fas’a entegrasyon arasında tercih yapacaktı. Ancak referandumda kimin oy vereceği sorunu vardı. Buna göre Polisario, Yeşil Yürüyüş sonrası gelen Faslıların referanduma katılmasını istemiyordu. Bu kriz referandumun yapılmasını engelledi.

Sonrasında atanan BM özel temsilcisi James Baker, Polisario ve Fas arasında 1997’de Londra, Lizbon ve Houston ve 2000’de tekrar Londra’da arabuluculuk görüşmelerinde bulundu. Tüm bu sürecin sonucunda 2001 yılında BM Çerçeve Anlaşması ortaya çıktı. Buna göre Sahraviler Fas egemenliği altında otonomi sahibi olacaklar ve 4 yıl sonra yapılacak referandumda ise bir seneden fazladır Batı Sahra’da olan Faslılara oy kullanma hakkı tanınacaktı. Ancak sonrasında bu anlaşma da reddedildi. Haziran 2004’te de BM özel temsilcisi James Baker görevinden istifa etti. 2009 yılında ise BM özel temsilcisi olarak Amerikalı diplomat Christopher Ross atandı. Christopher Ross kendi rolünün diyalog için bir çerçeve hazırlamak olduğunu BM Haber Merkezi ile yaptığı röportajda söylemişti.

Ekim 2010’da yaklaşık 10.000 civarında Sahravi, Layoune’nin (Batı Sahra’nın başkenti) hemen dışında Gdeim Izik kampını kurdular. Bunun amacı meseleyi bir kez daha uluslararası kamuoyunun dikkatine çekmekti. Ancak sonrasında kampın etrafı Fas güçleri tarafından sarıldı ve kamp güç kullanılarak boşaltıldı ve binlerce kişi tutuklandı.

Kamp dağıltıktan sonra çekilen bir video:

Nisan 2013’de ABD, BM’ye Batı Sahra’da BM barış gücünün insan hakları gözlemlerini yapma görevini öneren bir teklif götürdü. Ancak bu öneriye Fas şiddetle karşı çıktı. Bunun sonucunda bu öneri de hayata geçemedi. Şubat 2014’de Foreign Policy dergisinde yayınlanan bir makalede Fas’ın bu tür lobi faaliyetleri için 2007’den beri ABD’de gazeteciler ve siyasetçiler üzerinde yaklaşık 20 milyon dolar harcadığı ifade ediliyor.

Sonuç 

Batı Sahra meselesi tüm bu adımlara rağmen hala çözülmedi. Balıkçılık faaliyetleri, fosfat madenciliği yanında sahillerinde petrol da aramaya başlayan Fas, lobicilik faaliyetlerine harcadığı paralarla da bu meseleden vazgeçmeyeceğini gösteriyor. Ancak bir tarafta da yaklaşık 40 yıldır tanınmaya çalışan Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti devleti var. Dolayısıyla sorun hala ortada ve çözülmeyi bekliyor.

Ali Murat Kurşun tarafından kureselcatismalar.com’da yazılmış ve paylaşılmış, siyasalhayvan.com tarafından alıntılanmıştır.

Bu yazı gerekli izinleri alınarak kureselcatismalar.com web sayfasından alınmıştır. Lütfen yazarın diğer yazıları için bu sayfayı ziyaret ediniz. Yazının linki aşağıdaki gibidir:

http://www.kureselcatismalar.com/bati-sahra-sorunu/

 

Hakkında Siyasal Hayvan

İlginizi Çekebilir

Kardak Krizi

Krizin başlangıcı,  iki ülkenin yaşadığı diğer krizlerin aksine, diplomatik olarak çıkmamıştır.  25 Aralık 1995 tarihinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.